Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

   


































































































































Ana Sayfa


Güray Öz

guray@cumhuriyet.com.tr


8 Eylül 2008


Kirleniyoruz Hep Birlikte


Çevreci hareketlerin büyük bir içtenlikle, saflıkla, inatla kendilerini gösterdikleri yıllarda sosyalist­lerin çevrecilere imrenerek, utanarak baktıklarının ama mesafeli durmaya çalıştıklarının tanığıyım.

Biraz küçümser, biraz işçi hareketinin önüne konmuş bir engel olduklarını düşünür, daha önemli sorunlar, içimizde o bir gün mutlaka ge­lecek olan, çevreyi de düzeltebileceğimiz engin iktidarın hevesi varken es geçiverirdik çevre ha­reketlerini.

Onlar bizim "müttefiklerimiz" bile değildiler.

Oysa dünya hızla kirleniyormuş.

Tam biz çevrenin ne kadar önemli olduğunu öğ­renirken, çevreciler benim o yıllarda yaşadığım ül­kede, Almanya'da iktidar ortağı oluverdiler.

İktidar bozar, kirletir.

İsyanları bitti. İçlerindeki gerçek yeşiller birer iki­şer uzaklaştılar.

İçtenlikli olanlar dünyanın kirliliğine dayana­madılar.

Petra Kelly gibi çekip gittiler.

* * *

Hiç kuşku yok; sermaye piyasası değerli olan her şeyi en az iki kere alıp satmayı beceri. Çev­recilikte büyük bir ufuk, büyük bir olanak gördü­ler.

Çevre koruma bir sanayi dalına dönüştü.

Çevrecilik mi?

"Daniskasını" onlar yaparlardı. Yaptılar. Bili­yorsunuz, hâlâ da yapıyorlar. Almanya'da çevre­ci olmayan şirket, tekel, patron, menajer kalma­dı. Çevreyi koruyan teknikler, makineler, sis­temler bulundu. Alınıp satıldı.

Ve çevre kirlenmeye, daha büyük bir hızla kir­lenmeye devam etti.

* * *

Dünyayı en fazla kirleten nedir? İnsana rahat va­at eden lüks tüketimin bitmek bilmez ürünleridir. Sonra savaşlardır. Bombalardır. Onlar yüz binlerce insanı öldürürken, doğayı da öldürürler. Toprak te­mizlenmesi güç, metal parçalarıyla dolar. Kulla­nılan kimyasallar hiç gitmeyecek bir şekilde havamızın içine nüfuz eder.

İnsan kirlenir ve artık temizlenemez.

Sermaye kirli bir insan faaliyeti olarak yaşayan herkesin ruhuna girer. TV kanalları kirliliğin karşı konulmaz aktarıcısı olurlar.

Kyoto mu?

O, yalanın binlerce adından biridir.

* * *

İlk sosyalist denemenin insana ilişkin pek çok alandaki başarılarının da tanığıyım. Emperyal ka­pitalizmin zorladığı rekabetin onu önce durdur­duğunu, devrimci enerjisini tükettiğini, sonunda yendiğini de gözlerimle gördüm.

Sermaye parıltılı dünyasında çevrecileri bir bir "eğitir" uysallaştınr, kendine benzetirken, sos­yalizmin elinde kalan tek ve enternasyonal güç ba­rış mücadelesiydi.

Kendisiyle birlikte onu da yitirdi.

* * *

Şimdi, doğa önlenmesi güç bir sona doğru yak­laşırken, emperyal sermaye düzeni kendi safla­rına kattığı eski sosyalist yeni kapitalist ülkelerle oynayıp duruyor. Bilmediği, bilemediği, eşyanın tabiatı gereği önleyemediği ise kendi yarattığı ye­ni düşmanların kendisine insanlar için iyilikle do­lu bir sistem arayışı ile değil, aydınlık bir dünya gö­rüşüyle değil, barış mücadelesiyle değil, tıpkı ken­disi gibi, tanıdığı ama çaresini bilemediği silahlarla karşı koyacağıdır.

Emperyal kapitalizmin şikâyet etmeye artık hakkı olmayacaktır.

* * *

Şikâyet etmeye insanların hakkı var.

Her şeye rağmen, günahlarımıza, kadir bil­mezliğimize rağmen haklı olan yine de bizleriz.

Önümüzde duran iş, bir kere daha denemek­tir.

Ya biz bir çıkış yolu bulacak, yolu tıkayan kayayı yerinden söküp atacağız ya da doğa bizi tarihin içinden, tarihle birlikte söküp atacak.



• Güray Öz Arşivi •


Cumhuriyet