| |

Ana Sayfa
|
Güray Öz
guray@cumhuriyet.com.tr
Ayrıntıda Boğulmak
Yapılması gereken ayrıntıda boğulmamak, genel tabloyu gözden kaçırmamaktır.
Bu tablo, aklı başında olan yurtseverlerin, solun, sosyal demokratların, etkin ve atak bir siyasetle, Türkiye’nin yeni rejimini dizayn etmek, zorba bir düzen kurmak için her şeyi yapmaya kararlı olanların karşısına, aynı kararlılıkla çıkmalarını gerektiriyor. Artık zaman kalmamıştır.
İş işten geçmek üzeredir.
Türkiye büyük bir çalkantının içinde. Hemen herkesin kabul ettiği
gerçek budur. Bu çalkantıdan yeni bir devlet, yeni bir cumhuriyet, yeni
bir düzen çıkarmak isteyenler de, bu yeni devletin, cumhuriyetin, düzenin
eskisine oranla daha işbirlikçi, parçalanmış ve zorba olacağını savunanlar
da aynı kanıdadır: Türkiye değiştiriliyor.
Bu değişikliği gerçekleştirmek isteyenler kafaların olabildiğince
karıştırılmasına özel bir önem veriyorlar. Kafaların karışması içinse çok
sayıda neden vardır. Sahte solcu ve liberallerin başarıyla yerine
getirdikleri temel görev budur.
Ayrıntı, gerçeğe hâkim olmuş durumdadır.
* * *
Türkiye’nin kendini solda tarif eden, ama aynı zamanda
Cumhuriyetin kurucu partisi olma konumunu koruyan, zaman içinde çok
farklı, çelişkili politikaların yürütücüsü olmuş parti, 2000’li yılların
başında yürürlüğe konmuş “yeni bir
cumhuriyet” hareketinin tüm ülkeyi kapsayan saldırısında,
yeni aşamanın kurbanıdır.
Bu yalnız CHP için değil, Türkiye için de bir darbedir ve ağır
bir darbedir.
CHP’yi sosyal demokrasiyi kutsayarak sosyal demokrat saymayanlar
yanılıyor. CHP kendine özgü sosyal demokrat bir partidir ve tüm dünyadaki
sosyal demokrat partiler gibi sistemle rejim arasında sıkışıp kalmıştır.
Manevra yeteneği de bu nedenle sınırlı kalmaktadır.
* * *
CHP’nin ve Deniz Baykal’ın
başına geleni anlayabilmek için gözlerimizi CHP’den ve Deniz
Baykal’dan ayırmamız gerekiyor. Dikkatimizi
çevirmemiz gereken Türkiye’nin genel tablosu,
2000’den bu yana olup bitenlerin toplamının
anlamıdır.
Türkiye ısrarlı, kararlı, içerde ve dışarda kotarılmış büyük bir
planın titizlikle uygulanmasıyla gerçekleştirilen, Cumhuriyetin
kazanımlarını tersine çevirmeyi amaçlayan bir karşıdevrim süreci
içindedir. Bu strateji, etkin ve yetenekli hırsın, “artık
biz yöneteceğiz ve istediğimiz gibi yöneteceğiz, 80 yılın intikamını alma
vakti geldi” diyen, saldırısını topyekûn bir savaşa
dönüştüren, kitlesel desteğe sahip gücüyle hayat buldu.
Bu gücün uzlaşma araması, geri çekilmesi, siyasetin daha zarif
yöntemlerini kullanması olanaklı değildir. Çünkü yöntemini değiştirdiği
gün yıkılacağı korkusunu taşımaktadır. O nedenle de aynı yöntemde ısrar
edecek, aynı kabalıkla vesayetini kurmayı sürdürecektir.
* * *
Büyük siyasetin içinde henüz bir güç olarak yer alamayan
sosyalist sol, sivil zorbalığın mutlak egemenliğine kendini fikren ve
cismen hazırlamak durumundadır. Sosyal demokrasi ise ne yazık ki, geri
çekilişin işaretlerini vermeye başlamıştır.
“Bu işte Pensilvanya’nın eli yok” diyen
Deniz Baykal, kendisine kurulan komployla savaşabilmek için karşı cepheyi
bölmek istiyor olabilir, ama geneli gözden kaçırdığı, 2000’li yıllardan bu
yana gerçekleşenlerin inatçı güçlerinin iç ve dış bağlantılarını ihmal
ettiği de ortadadır.
Mekanizmalar artık kendiliğinden işliyor. O mekanizmayı yöneten
bir ortak irade var. Bunun için Pensilvanya ile Ankara’nın, İstanbul’un
her gün konferans yapması gerekmiyor.
O ortak irade, Silivri’de Susurlukçularla darbecileri,
muhalifleri, aydınları gazetecileri aynı kaba koyan ve ülkeyi korku
cumhuriyetine çeviren iradedir.
* * *
Yapılması gereken ayrıntıda boğulmamak, genel tabloyu gözden
kaçırmamaktır.
Bu tablo, aklı başında olan yurtseverlerin, solun, sosyal
demokratların, etkin ve atak bir siyasetle, Türkiye’nin yeni rejimini
dizayn etmek, zorba bir düzen kurmak için her şeyi yapmaya kararlı
olanların karşısına, aynı kararlılıkla çıkmalarını gerektiriyor. Artık
zaman kalmamıştır.
İş işten geçmek üzeredir.
Güray Öz Arşivi
Cumhuriyet
|