• HABERLER     • ANA SAYFA


TEKEL işçileri çadırları kaldırdı :
Daha bitmedi! 1 Nisan’da Ankara’da!



Türk-İş önünde 78 gündür eylem yapan TEKEL işçileri Danıştay’ın 4/C’ye geçiş süresiyle ilgili kararını şimdilik yeterli buldu. Tek Gıda-İş Genel Başkanı Türkel, eyleme ara vereceklerini ve 1 Nisan’da bin işçi ile Türk-İş Genel Merkezi’ne gelerek yeni planlarını açıklayacaklarını bildirdi. Hükümetin yargıya neden kızdığının şimdi anlaşıldığını belirten Türkel, bazı sendikalara sitem etti. Türkel “Ankara’nın yoksul semtlerinden, Türkiye’nin dört bir yanından destek olmasaydı herhalde bu mücadeleyi buraya getiremezdik” dedi. Çadırları söken ve birbirleriyle vedalaşan TEKEL emekçileri, evlerine dönmek için yola çıktı.


Türk-İş Genel Merkezi önünde 78 gündür eylem yapan TEKEL işçileri Danıştay’ın kararının ardından Salı günü çadırları söktü. Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, eyleme 15-20 gün ara vereceklerini ve 1 Nisan’da bin işçi ile Türk-İş Genel Merkezi’ne gelerek, yeni eylem planlarını açıklayacaklarını bildirdi. Danıştay’ın 30 günlük sürenin yürütmesini durdurmasıyla ilgili kararı için “İyi ki yargı var” diyen Türkel, “Anlaşılan o ki hükümet yargıya onun için kızıyor, onun için operasyonlar yapmaya çalışıyor. Kendisi gibi düşünmeyenlere nasıl yaşama hakkı tanımıyorsa” dedi.

Türkel, Türk-İş Genel Merkezi’ndeki basın toplantısında, Türkiye’de özelleştirmelerin “yağmaya, talana, vurguna dönüştüğünü” belirterek hükümetlerin bunda sorumluluğu bulunduğunu belirtti. Türkel, 4/C dayatmasının TEKEL işçilerinden intikam aracına dönüştürüldüğünü ifade ederek şunları aktardı: “Bir kez daha iktidar partisine söylüyoruz, bu süreci iyi kullansınlar. Çünkü Türkiye’nin neresinde olursa olsun iktidar partisi mensuplarının sokaklarda rahat gezmesine izin vermeyeceğiz. Bu sorun çözülmeden nerede olursa olsun bakanların, Sayın Başbakan’ın mitinglerinde, toplantılarında, her yerde TEKEL işçisi olacaktır. Bilsinler ki 4/C gibi bir ucube çalışma hayatından kalkmadığı sürece biz bu mücadeleyi bırakmayacağız.”

Hükümetten yargının vermiş olduğu 30 günlük süre iptaline ilişkin kararı, bir fırsat olarak iyi değerlendirmesini isteyen Türkel “Türkiye’yi de bir hukuksuzluktan kurtarın lütfen” diye seslendi. Danıştay’ın kararının ardından 4/C’ye geçen işçiler için sürecin nasıl işleyeceği yönündeki bir soruya karşılık Türkel, “Bize göre Danıştay’ın bu kararından sonra arkadaşlarımız dilekçelerinden sarfı nazar etme hakkına sahipler” dedi.

TEKEL?işçileri Salı günü Türk-İş Genel Merkezi çevresindeki çadırlarda bulunan malzemeleri topladı ve çadırları söktü. İşçiler, çevre temizliğini Çankaya Belediyesi ekipleriyle birlikte yaptı. İşçilerden bazılarının çadırlarını toplarken gözyaşlarını tutamadıkları görüldü. TEKEL işçileri, öğle yemeklerini yedikten sonra Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ile esnafı da ziyaret etti. Üzerinde “Ankara halkına ve Sakarya esnafına desteklerinden dolayı teşekkür ederiz” yazılı pankartın arkasında kortej oluşturarak Sakarya Caddesi’ni dolaşan işçiler, esnafa ve müşterilerine karanfil dağıttı. İşçiler, çevrede güvenlik önlemi alan çevik kuvvet polislerine de karanfil dağıttı.

78 günde öne çıkanlar

TEKEL’e ait fabrikaların ve işletmelerin kapatılmasıyla 4-C statüsüne mahkum edilen binlerce TEKEL işçisi, 14 Aralık akşamı Ankara’da AKP Genel Merkezi önünde toplanmak üzere illerinden yola çıktı. Adana, Adıyaman, Ankara, Amasya, Aydın, Batman, Bursa Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Hatay, İstanbul, İzmir, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Siirt, Samsun, Tokat ve Trabzon’dan yola çıkan 12 bin işçi, çeşitli yerlerde polis ve jandarma tarafından engellenmeye çalışıldı.

15 Aralık’ta AKP Genel Merkezi önünde toplanan binlerce işçi eyleme başladı. Genel Merkez önüne gelmek isteyen diğer işçiler polis engeliyle karşılaştı. Bunun üzerine eylem Abdi İpekçi Parkı’nda devam etti.

17 Aralık’ta Abdi İpekçi Parkı’nda bekleyen işçilere polis acımasızca saldırdı. İşçilere biber gazı ve panzerlerden kanalizasyon suyu sıkan polis birçok işçiyi de coplarla yaraladı. Tek Gıda-İş Başkanı Mustafa Türkel gözaltına alındı.

Polis saldırısının ardından işçiler Türk-İş Genel Merkezi’ne geldi. Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Mustafa Türkel eylemlerine Türk-İş Genel Merkezi önünde devam edeceklerini açıkladı.

23 Aralık’ta olağanüstü toplanan Türk-İş Başkanlar Kurulu 25 Aralık Cuma günü 1 saat iş bırakma kararı aldı. DİSK ve KESK eyleme destek vereceklerini açıkladı. 25 Aralık’ta tüm Türkiye’de DİSK, KESK ve Türk-İş AKP il ve ilçe binaları önünde basın açıklamaları düzenledi.

25 Aralık’ta AKP Hükümeti Başbakanı Tayyip Erdoğan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 2009 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında “devletin malı deniz yemeyen domuz” anlayışıyla suçladığı TEKEL işçileri için “kusura bakmasınlar ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını da orada durarak, oturarak kimseye yediremem” sözlerini kullandı.

TEKEL işçileri yeni yıla Sakarya Meydanında düzenlenen ve Edip Akbayram, Sabahat Akkiraz, Sevinç Eratalay’ın konser verdiği etkinlikle girdi. Ankara halkı da yılbaşında TEKEL işçisini yalnız bırakmadı.

13 Ocak’ta İzmir’de TEKEL işçileri Bostanlı-Konak seferini yapan vapuru işgal etti.

17 Ocak’ta Ankara Sıhhiye Meydanında düzenlenen dayanışma mitingine 100 bin işçi katıldı. Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu mitingdeki konuşması sırasında işçiler tarafından protesto edildi. Mitin Alişan konseriyle bitirilmeye çalışılırken işçiler kürsüye gelerek Kumlu’nun “genel grev” kararını açıklamasını istediler. İşçiler daha sonra Türk-İş Genel Merkezi’ne gelerek burada “genel grev” çağrılarını yinelediler. Mitingin ardından Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç katıldığı bir televizyon programında toplumsal muhalefetin genişlemesinden memnun olmadığını, muhalefetin sokaklara çıkmasından çekinip “endişe ettiğini” açıkladı. Arınç “TEKEL işçilerine karşı hakları verilecekse belki biraz daha fazlasını vermemiz lazım” sözlerini sarf etti.

19 Ocak’ta direnişin 36. gününde işçilerden 140’ı Türk-İş Genel Merkezi’nde alınlarına siyah bant takıp beyaz kefenler giyerek açlık grevine başladı. Açlık grevinde rahatsızlanıp hastaneye kaldırılan işçiler ambulanslara bindirilirken direniş çadırlarından “Katil AKP” sesleri yükseldi. 22 Ocak’ta açlık grevine ara verildi ancak açlık grevi 4 Şubat’ta yeniden başladı. 13 gün süren eylem Türk Tabipleri Birliği’nden hekimlerin uyarıları dikkate alınarak 17 Şubat’ta sonlandırıldı. Açlık grevi sırasında işçilere çeşitli kesimlerden destek geldi. Şair Ataol Behramoğlu işçilere destek için bir gün açlık grevine katıldı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri de tüm şubelerinde 1 günlük açlık grevi eylemi yaparak işçilere destek verdi.

22 Ocak’ta partisinin grup toplantısında konuşan Tayyip Erdoğan TEKEL işçilerine saldırısının dozunu artırdı. “Ajitasyon yapıyorlar, açız diyorlar. 2 yıldır, bunları çalışmadan maaşlarını ödeyerek o görevlerinde tuttuk” diyen Erdoğan, “Şimdi kopardıkları kıyamet ne? TEKEL işçileri 4C istemiyor, diğer 4C’liler bu ülkenin vatandaşları değil mi? Biz iyi niyet gösterdik. Ama bu kardeşlerimiz muhalefet partilerin, marjinal örgütlerin istismarına alet oluyorlar” diye konuştu. Tek Gıda-İş Başkanı Mustafa Türkel’in “gerekirse hükümeti deviririz” şeklinde yansıyan sözlerine karşılık veren Erdoğan “Sen avucunu yalarsın, neyi deviriyorsun, neyi deviriyorsun. Senin kaç üyen var, neyle konuşuyorsun ve bizi bu kadar işçisine memuruna yakın olan AKP hükümetini tehdit edeceksin. Önce haddini bil” ifadelerini kullandı.

Türk-İş heyeti ile Başbakanlık’ta düzenlenen görüşmeye Recep Tayyip Erdoğan’ın yanısıra Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek katıldı. 1 Şubat’ta yeniden yapılan görüşemde hükümet 4-C’yi iyileştirerek kıdem tazminatı ve izinlerin 22 güne çıkartılmasını önerdi. Türk-İş heyeti bu teklifi kabul etmedi.

2 Şubat’ta AKP grup toplantısında konuşan Tayyip Erdoğan’ın gündeminde TEKEL işçileri vardı. Erdoğan eylemin yasal olmadığını iddia ederek “Bu yasal olmayan sürece, bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Ama bu ay sonu, 4-C ile ilgili işlem bittikten sonra yasal olan adım neyse, bu adımı bu defa biz atacağız. Çünkü, kusura bakmasınlar. Bu ülke yol geçen hanı değil” dedi.

Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Kamu-Sen ve KESK’in aldığı karar doğrultusunda tüm yurtta TEKEL işçileriyle dayanışmak için “çalışmama hakkını kullanma eylemi” yapıldı. Memur-Sen bir gün önce eyleme katılmayacağını açıkladı.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı 7 Şubatta yaptığı açıklamada TEKEL direnişiyle ilgili olarak “İşe şeytan karıştı, hani 72 buçuk millet derler ya, Türkiye’de ne varsa, buna PKK da dahil bu işe fitne sokmaya başladı” sözlerini sarf etti. Yazıcı bu sözlerinden ötürü daha sonra yanlış anlaşıldığını belirterek özür dilemek zorunda kaldı.

"Tek Elden Beş Koldan" Ankara’ya yürüdüler

14 Şubat’ta ÖDP, TKP ve Halkevleri Sakarya Meydanı’nda miting düzenledi. 17 Şubat’ta Tek Elden Bel Koldan yürüyüşü başladı. İşçiler aileleri ve direnişe destek verenlerle birlikte 5 koldan Ankara’ya yola çıktılar. 20 Şubat’ta konfederasyonlara bağlı sendikaların tüm şubelerinden temsilciler ile emekçiler TEKEL işçileriyle dayanışmak için Ankara’da toplandı. Onbinlerce kişi geceyi Sakarya Meydanında geçirdi.

25 Şubat’ta direniş çadırlarında nöbet tuttuktan sonra Mithatpaşa Caddesinde karşıdan karşıya geçtiği sırada bir cipin çarptığı TEKEL işçisi Hamdullah Uysal yaşamını yitirdi. Uysal’ın cenazesi işçilere verilmeyince polis ile işçiler arasında arbede çıktı. Uysal’ın cenazesi işçi arkadaşlarının ve sendikacıların da katılımıyla memleketi Amasya’da toprağa verildi. AKP Ankara İl Başkanlığı’na baskın bir eylem yaparak, ölen arkadaşları Hamdullah Uysal’ın hesabını soran işçilerden 18'i gözaltına alındı. "Darp, işgal, nitelikli mala zarar, kamu görevlisine iftira" suçlarından tutuklanmaları istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen 4 işçi, çıkarıldıkları mahkemede serbest bırakıldı.



Yeni Ortam