Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

   























































































Haberler



Ana Sayfa


Eğitimde sorunların nedeni piyasalaşma

7 Eylül 2008



Yeni eğitim-öğretim yılının da yığınla sorunu beraberinde getirdiğini kaydeden Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, eğitimin plansız ve programsız olmasından ötürü giderek piyasaya devredildiğini ve dini motiflerle süslendiğini dile getirdi.

Kılıç, durmadan değiştirilen uygulamalarla eğitimin yap-boz tahtasına döndürüldüğünü söyledi.

Dün düzenlenen basın toplantısında “2008-2009 Eğitim Öğretim Yılı Başında Eğitimin Durumu” adlı raporu açıklayan Kılıç, bu eğitim öğretim yılında da eğitimin durmadan değiştirilen uygulamalarla yap-boz tahtasına döndürüldüğünü ve tümüyle piyasaya devredildiğini vurguladı. Sorunların ana nedeninin eğitimin piyasaya devredilmesi olduğunu belirten Kılıç, AKP Hükümeti’nin eğitimin sorunlarını çözme niyeti ve politikası olmadığını dile getirdi.

Kılıç, AKP’nin; kalabalık sınıfları azaltmak, derslik, okul, öğretmen, memur ve hizmetli açığını kapatmak, fiziki altyapı ve araç-gereç ihtiyacını gidermek, eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik, sosyal ve özlük haklarında iyileştirme yapmak, ders kitaplarının içeriğini bilimsel hale getirmek ve üniversite kapılarındaki yığılmayı önlemek için gerekli adımların atmadığını söyledi. “AKP Hükümeti, 6 yıllık iktidarı boyunca yaptığı fiili ve hukuk dışı müdahalelerle eğitim sistemini kendi ideolojisi çerçevesinde yeniden şekillendirme noktasında önemli mesafeler almıştır” diyen Kılıç, 3 yıl önce kapanacağı belli olan okulların tercih listelerine konarak, OKS’de öğrencilerin zor durumda bırakıldığının ifade etti.

Eğitimin gerçekleri

•  İlköğretimde yüzde 97 olan okullaşma oranı, ortaöğretimde yüzde 58’e, yükseköğretimde yüzde 20’lere kadar düşüyor

•  Öğrenci sayısı her yıl belli bir oranda artmasına karşın okul, derslik, ve öğretmen sayısı bu artışın oldukça gerisinde kalıyor.

•  Okul öncesi eğitimde görev yapan öğretmenlerin 25 bin 650’si kadrolu, 16 bin 319’u sözleşmeli ya da usta öğretici.

•  İlköğretimde 2002’de 35 bin 133 olan okul sayısı 2008’de 34 bin 93’e geriledi.

•  Öğrenci sayısı ise 10 milyon 331 bin 645’ten 10 milyon 870 bin 570’e yükseldi.

•  Son 6 yıl içinde çok sayıda öğretmenin emekli olması, artan öğrenci sayısına paralel yeterince atama yapılmaması sonucu öğretmen açıkları kalıcı hale geldi. •  2003’te 18 bin, 2004’de 20 bin, 2005’de 17 bin 150, 2006’da 15 bin ve 2007’de 16 bin öğretmenin emekli olduğu kaydedilen rapora göre, 2008’de de 18 bin öğretmenin emekli olması bekleniyor.

•  İlköğretimden yükseköğretime kadar yapılan tüm eğitim harcamaları açısından Türkiye’de bir öğrenci için ortalama bin 527 dolar ayrılırken, OECD ortalamasında bu miktar 7 bin 61 dolar.

•  Öğretmen maaşı bin 171 YTL iken, 4 kişilik bir ailenin aylık gideri 2 bin 377 YTL.

•  Öğretmen maaşının aylık gideri karşılama oranı yüzde 49.

•  Dershanelere giden öğrenci sayısı giderek artıyor. Bu rakam 2002-2007 arasında sürekli artış göstererek rakamın bir milyon 71 bin 827’ye yükseldi.

•  2002 yılında özel dershane sayısı 2 bin 122 iken, 2008 yılında bu rakam 4 bin 31’e ulaştı.

•  6-13 yaş grubundaki çocukların 273 bin 634’ü okula gidemiyor.

•  Okula gidemeyenlerin 78 bin 261’i erkekler, 195 bin 373’ünü kızlar oluşturuyor.

•  Türkiye’de sayıları 8 milyonu bulan engellilerin yüzde 36.3’ü okuma yazma bilmiyor.

•  Engelliler arasında ilkokul mezunlarının oranı yüzde 41

•  Yüksekokula devam edenlerin oranı yüzde 2,24’e geriliyor.