| |

Haberler
Ana Sayfa
|
Yargıç Sevgi Övüç'e "3 kuruşluk" intikam davası
Adalet Bakanlığı, şehitlere “Kelle” dediği için AKP Hükümeti Başbakanı Erdoğan’ı tazminata mahkum eden yargıç Sevgi Övüç hakkında dava açtı. Bilindiği üzere, davayı açan avukat Kemal Kerinçsiz, Ergenekon davası nedeniyle tutuklanarak hapse atılmıştı.
Başbakan’ı mahkum eden tazminat kararı sonrası 2 ayrı soruşturma atlatan Sevgi Övüç hakkında açılan son soruşturmanın sebebi, bir davada ’gerekçeli kararın geç yazılması’oldu. Yazımın gecikmesi hemen ’görevi ihmal’ diye yorumlandı.
Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda görevli müfettişler, Övüç aleyhine dava açılması için hazırlanan raporu Adalet Bakanı M. Ali Şahin’e sundu. Bakan Şahin de Övüç için yargılama iznini verdi. AKP Hükümeti Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı mahkum eden hakim, Bakan Şahin’in vizesiyle şimdi ’sanık’ olarak hakim karşısına çıkacak.
Adalet Bakanlığı, şehitlere ‘kelle’ dediği için AKP Hükümeti Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı ‘3 kuruşluk’ tazminata mahkûm eden yargıç Sevgi Övüç hakkında dava açtı. Neden, bir davanın gerekçeli kararının geç yazılması. Şimdi Erdoğan’ı mahkum eden hakim, hakim karşısına ’sanık’sıfatıyla çıkacak. Edinilen bilgiye göre, AKP Hükümeti Başbakanı Erdoğan ile ilgili verdiği mahkumiyet kararının ardından iki ayrı müfettiş soruşturması geçiren Övüç hakkında, bir davaya ilişkin gerekçeli kararı geç yazdığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda görevli müfettişler, Övüç hakkında düzenledikleri raporu Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderdi. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Övüç’ün ’görevi ihmal’ suçunu işlediği iddiasıyla dava açılması için dosyayı Adalet Bakanı Şahin’in onayına sundu. Bakan Şahin de Övüç hakkında yargılama vizesi verdi. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Şahin’in onayının ardından dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Başsavcılık, hazırlayacağı yargılama dosyasını önümüzdeki günlerde Yargıtay 4. Ceza Dairesi’ne gönderecek. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, duruşma günü belirledikten sonra, hakim Övüç ’sanık ’sıfatıyla yargılanmaya başlanacak.
Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi yargıcı Sevgi Övüç, AKP Hükümeti Başbakanı Erdoğan’ı mahkum ettiği kararın gerekçesine “Onlara asla ölü demeyiniz, zira onlar diridir” şeklindeki ayeti dayanak yapmıştı. Başbakan’a da ’itinalı konuş’ tavsiyesinde bulunan Övüç, Erdoğan’ın bu sözü sebebiyle şehit yakınlarının ağır bir bunalıma girdiğini, toplumda da büyük bir infial oluştuğunu belirtmişti.
Adalet Bakanlığı, Övüç hakkında yapılan soruşturma ve hazırlanan müfettiş raporunun AKP Hükümeti Başbakanı Erdoğan hakkındaki davayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını bildirdi. Yapılan açıklamada,
"İstanbul yargı çevresinde Adalet müfettişlerince gerçekleştirilen rutin denetimler sırasında söz konusu hakimin 207 davanın gerekçeli kararlarını yasal süresi içinde yazmayıp 1 ay ile 6 arasında değişen sürelerle geciktirdiği tespit edilmiştir. Bunun üzerine hakim hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılması, disiplin yönünden gereğinin takdiri için dosyanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na gönderilmesi gerekli görülmüştür" denildi.
Bilindiği AKP Hükümeti Başbakanı Erdoğan, mahkemenin verdiği üç kuruşluk tazminat kararına partisinin grup toplantısında şu sözlerle tepki göstermiş ve “Ben, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım. Şahsımla alakalı, düşünebiliyor musunuz, dava açıldı. Neymiş birisine ben ’sayın’demişim ve bundan dolayı açılan dava da ne biliyor musunuz? 3 kuruşluk manevi tazminat davası... Niye? Acaba diğerleri tutar mı tutmaz mı? Hile-i şeriye uygulayacaklar ya... Her zaman şunu biz biliriz. Suçun işlendiği yer, eğer matbuatsa yayının yapıldığı yer, suçlunun, zanlının, neyse bulunduğu yer... Hiç alakası olmayan bir yer. Nerede? Kartal ilçesinde... Bunu anlamakta zorlanıyorum. ’Adalet mülkün esasıdır’diyorsak, bu esas yerine gelmeli. Çünkü ben de ceza alıyorsam, bu cezaya inanmalıyım. Demeliyim ki, bu ceza haklı, ben de bu cezayı çekmeliyim. Şu olaya bak, üç kuruşluk manevi tazminat... Ne demek bu? ’Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını ben manevi tazminata mahkum ettirdim...’Olmaz böyle şey... Hukuk, bu kadar zedelenmemeli, bu duruma getirilmemeli. Eğer ben bir manevi tazminata mahkum edileceksem, bunun hakkı verilir, öyle mahkum edilir. Ama ben de buna layık olduğumu kabul ederim. Yoksa nefislerimizi tatmin için bu tür kararlar verilmez” demişti.
|