| |

Haberler
Ana Sayfa
|
Almanya'da güvencesiz işlerde patlama
Federal Almanya’da normal işler giderek azalıyor. Federal İstatistik Dairesi (DESTATİS) geçtiğimiz salı günü düzenlediği basın toplantısında, “Almanya’da yeni istihdam biçimleri giderek ağırlık kazanıyor” değerlendirmesini yaptı.
Buna karşın asıl belirleyici olan istihdam biçiminin “normal iş” olduğunu bildiren DESTATİS İş piyasası Bölüm Başkanı Wolfgang Strohm, “1997 – 2007 arası normal işlerde 1,5 milyon azalma olmasına karşın ülkedeki asıl belirleyici istihdam biçimi olarak konumunu koruyor” dedi.
Aynı süre zarfında normal dışı istihdam biçimlerinde 2,6 milyon artış olduğunu kaydeden Strohm, “Söz konusu rakamlar birlikte değerlendirildiğinde Almanya genelinde ücretli çalışanların sayısının genel olarak 1,1 milyon dolayında arttığını söyleyebiliriz” dedi.
Geride bıraktığımız on yıl içinde normal çalışma biçimlerinin ciddi bir erozyona uğradığını bildiren Strohm, “1997 yılında normal çalışma biçimi içinde istihdam edilenlerin oranı yüzde 82,5 dolayındaydı. Bunun üzerinden geçen on yıl içinde bu oran sekiz puan gerileyerek yüzde 74,5’e düştü” dedi.
“Buna bağlı olarak yeni diye tanımladığımız çalışma biçimleri aynı oranda yükselerek yüzde 17,5’den yüzde 25,5’e çıktı” dedi. Bu oran 7,7 milyon emekçiye tekabül etmekte.
Raporu değerlendiren Alman Sendikalar Birliği DGB Yönetim Kurulu üyesi Annelie Buntenbach, “Her türlü işin iyi olduğu sözünün doğru olmadığı gibi bizleri çıkmaz sokağa soktuğu görülmekte” dedi. DGB’nin bütün çalışanların, çalıştıkları işten aldıkları ücretle geçinebilmeleri gerektiği prensibinden vazgeçmediğini söyleyen Buntenbach, “Koalisyon zaman kaybetmeden bu gelişmeye müdahale edip ‘vahşi batı’ tarzının iş piyasasına yansımasının önüne geçmeli” dedi.
Kısmi süreli iş sözleşmelerine sahip olanların oranın yüzde 45 artarak 1,5 milyona çıktığı bildirilen açıklamada, “Diğer yandan taşeron firmalarda çalışanlar yüzde 235 arttı. Bu rakamlar kabul edilemez” denildi.
Diğer yandan güvencesiz işlerde çalışanların çoğunluğunun kadın olduğunu bildirilen DGB açıklamasında, “Ücretli çalışan kadınların yüzde 38,4 güvencesiz işlerde çalışırken bu oran erkeklerde yüzde 14,0 idi. On yıl öncesinde ise bu oranlar kadınlar için yüzde 29,7 iken erkekler için ise yüzde 7,7 idi” denildi.
Federal İstatistik Dairesi (DESTATİS) normal ve yeni çalışma biçimlerini belli başlı kurallara göre tanımlıyor. Bu tanımlama genelde sendikalar tarafından olduğu gibi sermaye ve hükümeti tarafından da kabul görüyor. Ancak istihdam rakamları açıklandığında, sermaye ve hükümeti bütün çalışanları aynı kefeye koymaktan kaçınmazlarken sendikaların bir bölümü bu konuda ayrım yapılmasında ısrarlı davranıyorlar.
NORMAL iş olarak tam gün ve süresiz bir sözleşme üzerinden sağlanan istihdam anlaşılıyor. NORMAL işte çalışan bir işçi, sadece sözleşmesi olduğu işverenin işletmesinde çalışır ve ücretini bundan alır. NORMAL işte çalışanlar aynı zamanda elde ettikleri ücretle geçimlerini sağladıkları gibi bütün sosyal güvenlik sistemine de bu ücretleri üzerinden entegre olmuş durumdadırlar.
DESTATİS tarafından “YENİ ÇALIŞMA BİÇİMİ” olarak adlandırılan istihdam biçiminden, yukarıda sayılan kıstasların biri veya birçoğunun olmaması durumunda söz ediliyor. Örneğin işçinin haftalık çalışma süresinin 20 saatin altında olması, ücretin düşük olması, süreli iş sözleşmesine sahip olması, veya sözleşmesinin olduğu işletme ile çalıştığı işletmenin farklı olması (taşeron işçilik) gibi durumlarda “YENİ ÇALIŞMA BİÇİMİ”nden söz ediliyor.
DESTATİS bu tarzda çalışanların otomatik olarak “güvencesiz çalışanlar” kategorisine alınamayacaklarını ileri sürüyor.
DESTATİS ‘e göre “güvencesiz çalışma”nın en önemli özelliği olarak, çalışanların aldıkları ücret ile geçinemiyor olmaları, bu nedenle devletten yardım almak zorunda kalmaları, sosyal güvenlik sistemine kendi ücretleri üzerinden katılamadıkları gibi devletin yardımıyla sosyal güvenlik sisteminin bir bölümünden yararlanabiliyor olmaları gerekiyor.
Sendikalar bütün çalışanları aldıkları ücretle geçinebilmeleri ve sosyal güvenlik sistemine katılabilmeleri gerektiğini ve eğer bunlar gerçekleşmiyorsa YENİ ÇALIŞMA BİÇİMİ” yerine açıktan “güvencesiz çalışma koşullarından” söz etmenin doğru olacağını bildiriyor..
|