Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

   




























































Ana Sayfa


Hakan Keysan

hakankey@msn.com


8 Eylül 2008


İnsansız futbol


Sporcunun ve sportmenliğin giderek unutulduğu ve yerine kazanan sporcu modelinin yerleştirildiği bir ortamda ilerleyen endüstriyel futbol, böylece insan olgusunu da metalaştırıyor. Her koşulda kazanmanın dayatıldığı ve insanın olaylara, nesnelere ve kişiliğine yabancılaştırıldığı bir ortamda yükselen futbol, insani değerleri de kendinden dışlamaya başladı. Hipnotize olmuşçasına kazanmaya odaklanmış sporcunun yaptığı oyunsal davranışların bütünü, bir çarkın dişlisi gibi çalışıyor. Sanki gizli bir kayışla birbirine bağlanmış oyuncuların saha içinde yaptığı davranışlar ve oyun formatı mekanik bir hal alınca, futbolun güzelliği ister istemez gerilere itiliyor. Sadece kazananın yaşam hakkı bulduğu, meşrulaştırıldığı ve medya kanallarıyla gündemde tutulduğu bir ortamda futbolun bu şekilde mekanikleşmesini yadırgamamak gerekiyor belki de…

Bu patolojik durum, futbolun geldiği noktayı da işaret ediyor. Yabancılaştırma ve insanın insanla rekabete girmesi imgesi, futbolun en önemli gösterge ögesi kuşkusuz. Kitlelerin bu dişliye malzeme yapılması, futbolu uygulatanların eline sosyopolitik bir güç de veriyor. Futbolun endüstrileşmesi ve globalleşmesi ise finans sektöründe hatırı sayılır rakamlar ortaya çıkardı. Liberalizm, kendine hem kazanç elde ettiren ve hem de politik bir dayanakla işletilen futbol gibi devasa bir güce sahip olmasıyla yönetme iradesini de kitleselleştirebiliyor. Sermaye yönetiminin dişlisi arasına sıkışmış bu oyunun içinde sportmen insanlar aramanın olanakları da giderek kayboluyor kuşkusuz. Gözü dönmüşçesine yeşil çimenler üzerinde her şeyini ortaya koyan sporcu, insanlığını dahi unutur hale getirilmiştir. İnsan davranışının böylesine vahşileştirildiği, karşısındakini alt etmeye dönüşen bir av partisine dönüştürüldüğü bir koşulda futbolu seyretmek de, oynamak da, onun kurbanı olmak demek.

İşte endüstriyel futbol bu amaca hizmet ederken aynı zamanda insanı örgütleyen, manipüle eden, yozlaştıran ve sömürü ağının pençesine alan bir uygulamaya dönüşmektedir.

Oyunun başlı başına politize edilerek uygulandığı sermaye futbolunda bu kıskaçtan kurtulmanın olanakları az da olsa var elbette. Oynamaktan ve oynayanları seyretmekten alınacak iyi oyunun hazzı, futbolun doğasıdır. Bunu açığa çıkarabilme potansiyeli taşıyan ve insani değerlerini anımsayan her futbol insanı da bu oyundaki güzel olguları açığa çıkarabilir. Acaba kaç lig takımı bu hazırlık döneminde buna dönük uygulamalar yapıyor? Takımların birbirini avlamaya çalıştığı ve rekabetten kötü kokuların yükseldiği yeni bir lig bizi bekliyor. Bakalım daha ne kadar dayanabileceğiz bu hengameye?..



• Hakan Keysan Arşivi •


Evrensel