| |

Ana Sayfa
|
Hakan Keysan
hakankey@msn.com
Takım yönetmek, kulüp yönetmek
Yönetmek, bilgi, birikim ve deneyim isteyen bir dizi kurumsal etkinliktir. Paylaşmacı ve üretken bir ekip çalışmasına gereksinim duyulur. İşleri kendi keyfince ve sırf ekonomik gücüne güvenerek yapmaya kalkışırsan gün gelir sorunların çığ olmasına neden olunur, onca verilen emek heba edildiği gibi geri dönüşü zor sonuçlar ortaya çıkar.
Hele bir de kulüp yönetmekle sorumluysanız, yarattığınız olumsuz sonuçlar sadece kendi geleceğinize değil, ilgili spor camiasının da sportif geleceğine zarar verecektir. Başarısız olmuş takımlara baktığımızda büyük bir çoğunluğunun yönetim konusundaki sıkıntılardan dolayı başarısızlığa uğradığını görüyoruz. Oysa işlevsel bir ekip çalışması yürütmenin temel koşulu, uyumlu bir yönetim grubu oluşturmaktır. Tavan doğru kurulur ve işletilirse tabana doğru iyi işlerin yapılabileceği bir sportif örgütlenme gerçekleştirilebilir. Üstelik, aşağıya doğru inildikçe eğitici ve tecrübeli kadrolarla etkin altyapı oluşumu gerçekleştirilebilirse kısa bir dönem sonra yukarıya doğru sporcuların geliştirilmesi sağlanabilir. Böylece transfere olan bağımlılıktan da kurtulma olanağı doğar.
Ama ne yazık ki ülkemizin futbol yapılanmasında insan kaynaklarına değer verip insana ve geleceğe yatırım yapılması konusunda ciddi sorunlar vardır. Çağdaş kulüp yapılanması ve yönetimi konusu, kurumsal düzeyde plansız, programsız ve günü birlik başarıya endekslenmiş durumda.
Ülkenin futbol yönetsel kurumları nasıl problemliyse, siyasi iktidar nasıl bu bağımsız kurullara müdahale etmekten kaçınmıyor ve kulüp örgütlenmesi üzerinden futbolda etkin hale gelmişse, kulüp yöneticisi sıfatındaki kişiler de futbolu kendi anladıklarınca ve işlerine geldiği gibi yönlendirmeye çalışmaktadırlar. Mafya, devlet ve siyasi iktidar pençesinde süregiden liglerde insan onuruyla davranan ve etik mücadeleyi savunan doğru kişiliklerin de giderek sesi soluğu silinmekte ve bu kişiler futbolun dışında kalmaktan kurtulamamaktadırlar. Pis ilişkilerin bataklığında karşıcı sesler çıkarmazsanız, ancak sustuğunuz oranda kısmen karşılık alabilirsiniz. Öyle ki artık iyice deşifre olmuş konularda bile bağımsız yargı, futbolun kokuşmuş örgütlenmelerine dokunamamaktadır. Doğal olarak da bundan güç bulan, adeta desteklenen ‘kulüp yönetme’ mantığında herhangi bir değişiklik olmadığı için arena tamamen kötülerin eline geçmektedir.
Böylesi bir futbol mantığıyla ilerleme gerçekleştirmek olanaksızdır. Bu ortamda doğruların yapılabilmesinin de olanağı söz konusu değildir. Bu yönetsel rekabete mahkum biz seyirciler de iyi futbol beklentilerimize bir karşılık alamadan galiba bu oyundan uzaklaşıp gideceğiz.
Hakan Keysan Arşivi
Evrensel
|