Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

   

















































































Ana Sayfa


Özlem Yüzak

ozlem.yuzak@cumhuriyet.com.tr


Eğitimli Kadına Çifte Tehdit


Öyle eli kolu bağlı bekleyerek kadın istihdamını arttıramayacağımızı bunun için kadınlara pozitif ayırımcılığın şart olduğunu, gelişmekte olan ülkelerin bunu bilinçli şekilde yaptıklarını bir kez daha hatırlatalım. Birçok ülke artık kadınların üst yönetimlerde temsil edilmesi gibi meselelere çözümler getiriyorlar. Örneğin başta Norveç olmak üzere Kuzey Avrupa ülkeleri, özel sektörde de kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık uyguluyor.



Bir 8 Mart daha sona erdi. Türkiye’de kadının maruz kaldığı şiddetten, töre cinayetlerine, ekonomik yaşama katılımına, siyasetteki konumuna, eğitime kadar her alanda artık “utanç verici” konumunu bir kez daha masaya yatırdık. İstatistiki bilgileri güncelleştirerek küresel arenadaki yerimizi, hatta birçok konuda nasıl gerilediğimizi gördük. Konuyu sayısız paneller düzenleyerek irdeledik, sokaklarda yürüdük, eylemler yaptık. Tablo öylesine vahim ki toz duman içinde Türkiye’nin eğitimli kadınlarının sorunları pek de yer alamadı haliyle... Oysa rakamlar yükseköğrenim mezunu kadınların erkeklere kıyasla daha zor iş bulduklarını gösteriyor. Yüksek eğitim düzeyinde kadın işsizlik oranı erkek işsizlik oranının iki katı. Bizim eğitimli kadınlarımız iş bulamayacaklarını bulsalar bile çalışmaya değmeyecek kadar düşük ücrete çalışacaklarından çoğu artık iş aramıyor bile... İşin acısı gelişmekte olan bir ülke için yaşamsal öneme sahip bu nitelikli beyin gücünün akıbeti ile ilgilenen kimsenin olmaması. Üniversite mezunu, hatta yüksek lisans dereceli genç kızlar öylesine bekliyor... Son çarpıcı verilerden biri Elektrik Mühendisleri Odası’ndan (EMO) geldi. EMO üyesi kadın elektrik, elektronik, bilgisayar ve biyomedikal mühendislerini kapsayan araştırması kadın mühendislerde işsizlik oranının ortalama işsizlikten daha yüksek olduğunu saptadı. EMO üyesi mühendisler arasında yüzde 10 olan işsizlik oranı kadın EMO üyesi mühendisler arasında yüzde 17.1’e çıkıyor.

Kadınlar yeniden geleneksel aile rollerinin içine itilirken bu durum AKP’nin zaten kendi dünya görüşü ile bire bir örtüştüğü için hükümet cephesinde kimsenin kılı kıpırdamıyor bile.

Konuyu başlı başına bir gündem maddesi olarak kamuoyunun gündemine taşıması gereken CHP başta olmak üzere diğer siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ise bu konudaki sessizliklerini anlamak mümkün değil.

Öyle eli kolu bağlı bekleyerek kadın istihdamını arttıramayacağımızı bunun için kadınlara pozitif ayırımcılığın şart olduğunu, gelişmekte olan ülkelerin bunu bilinçli şekilde yaptıklarını bir kez daha hatırlatalım. Birçok ülke artık kadınların üst yönetimlerde temsil edilmesi gibi meselelere çözümler getiriyorlar. Örneğin başta Norveç olmak üzere Kuzey Avrupa ülkeleri, özel sektörde de kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık uyguluyor. Norveç, 2002’de yaptığı düzenleme ile kamu ve özel şirketlere, yönetimlerinde kadınların yüzde 40 oranında temsil edilme zorunluluğu getirdi. Sekiz yılda Norveç’in 400 büyük şirketinde kadınlar yönetimde yüzde 40 temsil ediliyor. İspanya ve Hollanda’da 2015’e kadar uygulanmak üzere benzer kanunları kabul etti.

Yazının başlığını eğitimli kadına çifte tehdit olarak attım. Zira ikinci ve önemli bir tehdit, küresel dünyanın kadının “annelik rolünü” yeniden tanımlamaya soyunması... Bu iki nedenden ötürü bilinçli bir şekilde yapılıyor. Birincisi küresel ekonomik krizin işsizliğin boyutlarını arttırması. İkinci neden ise kapitalist sistemin devleti ‘sosyal devlet’ fonksiyonundan vazgeçirtme çabalarında geldiği nokta. Daha önceleri kârlı bulmadığı için devlete bıraktığı sosyal güvenlik, eğitim, sağlık gibi alanları artık kârlı yatırımlar olarak görmesi ve bu alanları fiyatları piyasada oluşan sektörlere dönüştürmesi. Bu durum kadınların aileden çalışma yaşamına dek tüm alanlardaki rol ve konumunu yeniden tanımlarken; bir yandan da güvence altındaki pek çok haklarının da korunmasız kalmasına yol açıyor...

Annelik rolü yeniden tanımlanıyor

Fransa’nın feminist filozoflarından biri dünyaca ünlü yazar Elisabeth Badinter’in kadınların kriz nedeniyle yeniden eve kapatılmaya başlandığını öne süren “Çatışma: Kadın ve Anne” adlı kitabı Fransız feminist ve politikacılarını ikiye böldü. Kadının sürekli annelik tarafının ön plana çıkarıldığını belirten Badinter, özellikle “emzirme” fenomeninin yeniden hararetle savunulmasının bunun göstergesi olduğunu söylüyor. Badinter, UNESCO’nun “iki yıla varan emzirme” çağrılarının da Amerikan tutucu toplumunun mesajı olduğunu öne sürüyor. Kriz fırsat bilinerek, kadınların “kutsal annelik rolüne ve eve geri döndürülmesi” için çalışıldığını da iddia eden ünlü filozof, “Çalışan kadın sürekli kendini suçluyor. Mükemmel anne değil miyim, olması gerektiği kadar çocuklarımla ilgilenebiliyor muyum diye kendini suçlu hissediyor. Oysa çalışan babada bu suçluluk duygusundan eser yok” diyor.



• Özlem Yüzak Arşivi •


Cumhuriyet