| |

Ana Sayfa
|
Özlem Yüzak
ozlem.yuzak@cumhuriyet.com.tr
Yeni Bir Dünya Düzeni
Toplumlar kendi değişim dinamiklerini gören, değişen ihtiyaçlarını kavrayan ve ona göre yeni çözüm önerileri geliştiren liderleri arıyor. Oluşmakta olan yeni dünya düzeni zihinsel bir değişimi de zorunlu kılıyor. Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıklamasıyla birlikte Türkiye’de gündemin ilk sırasına oturdu. Toplumun önemli bir kesiminin umudu olduğu kesin.
Dünya ekonomisini sarsan son krizleri şöyle bir peş peşe sıralayalım: Meksika’daki ekonomik kriz 1994 yılında, Doğu ve Güneydoğu Asya krizi 1997, Rusya krizi 1998, Arjantin krizi 2001 yılında yaşandı. 2008 sonlarındaki kriz kapitalizmin merkezinde, yani ABD’de patlak verdi. Ve yayılarak tüm dünyayı etkiledi. Şimdi ise Avrupa kıtası, Yunanistan ile başlayarak derin bir kriz sarmalının içine doğru çekiliyor… Dünyada eskiden 30 yıllık dönemler halinde gelen krizler söz konusuydu. Şimdi ise peş peşe yaşıyoruz. Üstelik herkesin yaşamını o ya da bu şekilde etkiliyor. Kimilerine değip geçiyor kimilerinde derin yaralar açıyor. İşsizlik en büyük kâbus. Toplumlar kendi dinamikleri için dönüşüyor, yeni sosyal sınıflar, yeni ve farklı yaşam biçimleri oluşuyor… Bunları yadsıyamayız.
Krizlerin küresel siyasi etkilerinin olmaması da imkânsız. Obama, sadece Amerikan halkının değil, bütün dünyanın umudu olarak ortaya çıkmıştı; unutmayalım…
Ve Kılıçdaroğlu…
Toplumlar kendi değişim dinamiklerini gören, değişen ihtiyaçlarını kavrayan ve ona göre yeni çözüm önerileri geliştiren liderleri arıyor. Oluşmakta olan yeni dünya düzeni zihinsel bir değişimi de zorunlu kılıyor. Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıklamasıyla birlikte Türkiye’de gündemin ilk sırasına oturdu. Toplumun önemli bir kesiminin umudu olduğu kesin. Kendisinin cesur ve kararlı davranışı,
CHP’li milletvekillerinin, il başkanlarının çoğunun tereddütsüz Kılıçdaroğlu’na destek olduklarını açıklamaları sevindirici. Bir arkadaşım sabahın köründe telefon ederek, “Uzun zamandan beri ilk kez kendimi iyi hissediyorum. Bu ülkenin sahipsiz kalmayacağını anladım. Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP eğer gerçek bir dönüşümü başarabilirse AKP’nin yarattığı bu yandaşlık düzeni, bu hukuksuzluk, bu baskı ortamı yakında sona erer. Kongrede Kılıçdaroğlu kazanırsa hemen CHP’ye üye olup aktif çalışacağım” dedi. Umarız CHP değişim rüzgârını arkasına alarak önemli bir atılım yapabilir. Kılıçdaroğlu’na ‘evet’ demenin, Baykal’ın mağdur durumundan yararlanmak olarak algılanmaması gerekiyor. Vizyoner bir kimlik kazanabilmiş bir CHP’nin, muhalefet yapmaktaki ustalığını iktidarda sergileyebileceğini unutmayalım.
Küresel dünyada er ya da geç oluşacak olan yeni dünya düzeninde, neoliberal sistemin üzerini sımsıkı örttüğü sosyal devlet, adil paylaşım, dayanışma gibi kavramlar yeniden şekillendirilecek. Sosyal demokrat kimliğin buradaki rolü giderek önem kazanacak. Kılıçdaroğlu’nun adaylığını koyduğu CHP’yi bu gözle değerlendirmek lazım…
Daha Yetkin Kadın, Daha Gelişmiş Toplum
Kagider’in (Kadın Girişimcileri Derneği) 27-28 Mayıs’ta düzenleyeceği 2. Uluslararası Kadın Girişimcilik ve Liderlik Zirvesi’nin ana teması “Daha yetkin kadın, daha gelişmiş toplum”.
Toplumların kalkınmasında kadınların rolünün önemi, bilinen bir gerçek. Ülkemizde ise ne yazık ki kadının ekonomide de siyasette de rolü artacağına azalıyor. Söyleminde tam tersini beyan edip dursa da kadını eve kapatmaya meyilli AKP zihniyetinin ve bu doğrultuda çıkardığı yasaların karşısında durabilecek güçlü bir yapının artık oluşması şart. Kagider’in düzenleyeceği zirve bu açıdan önemli. Ama yeterli değil. Hükümet üzerinde bir baskı oluşturması açısından sivil toplumun kadın meselesi üzerine her zamankinden çok daha fazla eğilmesi gerekiyor. Ve burada TÜSİAD Başkanı’nın da zaman zaman kadın kimliği ile ortaya çıkmasına gerek olduğunu düşünüyorum.
Özlem Yüzak Arşivi
Cumhuriyet
|